|
NEDEN OKUL ÖNCESİ EĞİTİM |
| Bütün
eğitimciler, psikologlar ve konu ile ilgili diğer uzmanlar , çocuğun
ilk yaşantılarının, karşılaştığı problemlerin, çevresindeki insanlarla
ilişkilerinin mahiyetinin, onun bütün hayatı süresince davranışlarını,
tavırlarını, ve tutumunu etkilediğini, bu yüzden de hayatın ilk
5-6 yılının bedeni gelişimi ve ruh sağlığı bakımından büyük önem
taşıdığında birleşmişlerdir.Hatta 3-6 yaş dönemini , çocuklar için
zihin yeteneğinin çok hızla geliştiği eğitim bakımından çok önemli
olduğu bir dönem olarak belirlemişlerdir. |
 |
|
 |
Ailenin
verdiği eğitim önemlidir ama asla tek başına yeterli değildir. Örgün
bir okul-öncesi eğitimi; aile eğitimini tamamlayan bir çok yararlı
yaşantıları kazandıracak bir ortam sağlamaktadır.Hatta Hızlı kalkınmak
zorunda olan ülkelerde kadınların büyük bir çoğunluğunun da iş ve
üretim hayatına katılmaları , çalışan annelerin sayısının artması,
bunların küçük çocuklarının bakım,yetiştirme ve öğrenimi işini topluma
maletmesi okul-öncesi eğitimini bir sosyal zazuret olarak da karşımıza
çıkarmaktadır. |
Kaldı ki yapılan bütün araştırmalar neticesinde ,
okul-öncesi eğitimin , çocuklara, ebeveynlerine ve topluma sağladığı
büyük fayda ve katkılarından dolayı , Avrupa ülkeleri zorunlu eğitimi
, okul-öncesi eğitimi de içine alacak şekilde ele almaktadırlar.Ülkemizde
yaşanan , sosyal ve ekonomik hayatın hızlı gelişimi , okul-öncesi
eğitimi bizde de zaruret haline getirmiştir.Hatta en azından anasınıfını
zorunlu eğitim içerisine almaya yönelik çalışmalar da başlatılmıştır. |
|
|
|
|
 |
|
 |
Yapılan
bütün araştırmalar Kişiliğin temelinin atıldığı kritik bir dönem olarak
adlandırılan okul öncesi yıllarda verilen eğitimin, tüm eğitim kademelerini,
hatta tüm yaşamı etkilediğini, eğitim ve öğretimin ileriki kademelerdeki
başarıyı artırdığını kesin olarak ortaya koymuştur.Diğer bir ifadeyle
yeterli bir seviyede okul-öncesi eğitimi almış bir çocuğun, zorunlu ilk
ve orta öğretimde ve daha sonraki bütün öğretim dönemleri boyunca iyi
bir eğitim ve öğretim dönemi tamamlayabileceği doğrusal mantığı kurulabilmektedir.Dolayısı
ile de böyle bir çocuğun bir yaşam tarzı belirlemesinde , bir iş seçiminde
veya bir eş seçiminde ailesini hiçbir kaygıya düşürmeyeceği en yüksek
özgüvenle en doğrusunu seçebileceği veya en doğru kararı verebileceği
de düşünülebilecektir.
İlkokulun 1. sınıfına, okul öncesi eğitimden yararlanmış olarak gelen
çocuğun, bu eğitimi almadan gelen çocuktan çok daha başarılı olduğunu,
okuma-yazmaya diğer çocuklardan daha erken başladığını ve dil gelişimlerinin
olumlu yönde ilerlediğini, problem çözme, iletişim kurma ve grup içinde
olma becerilerinin çok daha iyi geliştiğini Okul öncesi eğitimi alan çocuğun
duygu ve düşüncelerini daha rahat ifade ettiğini, sosyal yaşama daha rahat
uyum sağladığını Sağlıklı beslenme bilincinin okul öncesi eğitimle daha
kolay verilebildiğini yine bu araştırmalar ortaya koymuştur.
Okul-öncesi eğitim kurumlarının programları gözden geçirildiği zaman bu
yaş çocuklarının özellikleri gereği müzik, beden, resim ve el işi çalışmalarının
büyük bir yer kapladığı görülmektedir. Bu tür becerilerin ilkokula başlayan
bir çocuk için avantaj olduğu açıktır. Yaşıtı bir çocuk kalem tutmayı
beceremezken onun rahatlıkla resim çizebilmesi daha ilk günlerde bir farklılık
yaratacak, çocuğa en azından bir güven duygusu verecektir.
Ayrıca son cümle olarak , çocukların hangi zeka veya zekalara sahip olduğu
da okul öncesi eğitim kurumlarında ortaya çıkmaktadır.Çoklu zeka teorisine
göre, insanlar 8 farklı zeka bölümüne sahiptir ve öğrenme , problem çözme
gibi durumlarda 8 farklı yol kullanabilmektedir.İşte çocukların hangi
zeka veya hangi zekalara sahip oldukları okul-öncesi eğitimle ortaya çıkabilmektedir.Yine
bu konu web sayfamızın EĞİTİM bölümünde geniş bir şekilde yer bulmuştur.
|
 |
| |
|
|
|