İnsanların çok farklı zekalara
ve her bir insanın farklı bir zeka dağılımına sahip olduğu gerçeğini kabul
ettiğimizde çoklu zeka teorisini eğitim ve öğretimde şu alanlarda kullanabiliriz:
İnsanlardaki baskın olan zeka bölümlerini ya da farklı bir deyişle her
insanın kendine özgü kolay öğrendiği öğrenme yolunu kullanarak, o insana
öğrenmede zorlandığı pek çok şeyi öğretebiliriz. Daha açık bir ifadeyle,
insanların kendilerine en yakın gelen, en çok zevk aldıkları ilgi ve yetenek
alanlarını etkili birer araç olarak kullanarak, onlara farklı alanları
tanıma ve öğrenme için kapılar açabiliriz. Olumlu duyguların öğrenme sürecine
pozitif katkıları olduğu bilimsel gerçeğini kabul ettiğimizde, öğrenciler
kendi zevk aldıkları bir yolla, zorlandıkları bir alanda bile zevkle çalışıp
kolaylıkla öğrenebileceklerdir.
Bu yüzden Çoklu Zeka Sistemini
uygulayarak öğrencilerimizin 8 ayrı zeka türündeki gelişmelerini sağlamaya
çalışan kreş ve anaokulumuzda, bu uygulamalar çerçevesinde tüm etkinlikler
ve diğer branş dersleri bu teori göz önünde bulundurularak işlenmektedir.Nasreddin
Hoca Kreş ve anaokulunda çocuklarımız, her şeyden önce 8 ayrı zeka alanlarını
maksimum düzeyde geliştirebilecekleri imkan ve aktivitelere sahiplerdir.
Hedefimiz, öğrencilerimizin sadece baskın zeka alanlarını kullanmalarını
veya bu alanlara yoğunlaşmalarını sağlamak değil, çekinik zeka alanlarını
da aktif hale getirmektir.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz
ki, kullandığımız eğitim programında,öğretim araçlarının zenginleştirilmesi
ile öğrenme ortamları çok farklı öğrenciler için zevkli ve eğlenceli hale
gelirken öğrenme oranı da yükseltilebilir, eğitim öğretimin etkinliği
arttırılabilir.
|